a cat - Turc Anglais Dictionnaire

a cat

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "a cat" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
cat a mountain n. yaban kedisi
stroke a cat v. kedi sevmek
grin like a cheshire cat v. sırıtmak
grin like a cheshire cat v. pişmiş kelle gibi sırıtmak
lead a cat and dog life v. (eşler/karı koca) geçinememek
use someone as a cat's paw v. birini maşa olarak kullanmak
chase a cat v. kedi kovalamak
have a cat v. kedi beslemek
keep a cat v. kedi beslemek
adopt a cat v. kedi sahiplenmek
Proverb
a cat may look at a king bakan göze yasak olmaz
there is more than one way to skin a cat bir şeyi yapmanın birden fazla yolu vardır
cat can look at a king göze yasak olmaz
a cat in gloves catches no mice tırnaklarınla kazımadan bir yere gelemezsin
a cat in gloves catches no mice çekingen davranırsan bir şey elde edemezsin
a cat in gloves catches no mice üstüne gitmezsen başaramazsın
a cat can look at a king statü gözetmeksizin herkesin hakları vardır
a cat can look at a king göze yasak olmaz
don't make yourself a mouse, or the cat will eat you ses çıkarmazsan/kuzu gibi olursan bunu fırsat bilirler
don't make yourself a mouse, or the cat will eat you kuzu gibi olma, kurda yem olursun
don't make yourself a mouse, or the cat will eat you çekingen olursan bunu fırsat bilirler/istismar ederler
don't make yourself a mouse, or the cat will eat you çekingen olma, hakkından gelirler
Colloquial
a scaredy-cat n. ödlek
conceited as a barber's cat adj. burnu havada
doesn't have enough sense to bell a cat expr. bir gıdım aklı yok
doesn't have enough sense to bell a cat expr. akılsızın teki
doesn't have enough sense to bell a cat expr. hiç aklı yok
Idioms
a cat has nine lives n. kedi gibi dokuz canlı
a fat cat n. zengin kokona
a fraidy-cat n. korkak kimse
a scaredy-cat n. ödlek
a fraidy-cat n. tırsak
a scaredy-cat n. korkak kimse
a scaredy-cat n. tırsak
a fraidy-cat n. ödlek
smiling like a cheshire cat n. pişmiş kelle gibi sırıtma
smiling like a cheshire cat n. otuz iki dişini göstererek gülme
a kick at the cat n. şansını deneme
a kick at the cat n. deneme şansı
a kick at the cat n. başarma fırsatı
a kick at the cat n. fırsat
a kick at the cat n. yapma şansı
a kick at the cat n. başarma şansı
a kick at the cat n. yapma fırsatı
a kick at the cat n. deneme fırsatı
a kick at the cat n. şans
a kick at the cat n. şans
a kick at the cat n. fırsat
no room to swing a cat [uk] n. çok küçük bir yer
no room to swing a cat [uk] n. nohut oda, bakla sofa
no (or not) room to swing a cat n. göt kadar yer
no room to swing a cat [uk] n. göt kadar yer
no room to swing a cat [uk] n. avuç içi kadar
no room to swing a cat [uk] n. küçücük, daracık bir yer
no room to swing a cat [uk] n. kıç kadar yer
no room to swing a cat [uk] n. bit kadar yer
no (or not) room to swing a cat n. çok küçük bir yer
no (or not) room to swing a cat n. küçücük, daracık bir yer
no (or not) room to swing a cat n. bit kadar yer
no (or not) room to swing a cat n. avuç içi kadar
no (or not) room to swing a cat n. nohut oda, bakla sofa
no (or not) room to swing a cat n. kıç kadar yer
a dead cat on the line n. yanlış
a cat on a hot tin roof n. yerinde duramayan kimse
a cat nap n. şekerleme
a dead cat bounce n. son bir çırpınış/sıçrayış
a dead cat on the line n. ters/yanlış giden bir şey
a cat on a hot tin roof n. hop oturup hop kalkan kimse
a cat nap n. kestirme
a dead cat bounce n. son bir toparlanma eğilimi
a cat on a hot tin roof n. huzursuz kimse
a cat on a hot tin roof n. telaşlı kimse
a dead cat on the line n. yanlışlık
a cat on a hot tin roof n. endişeli kimse
a dead cat bounce n. ölü kedi sıçrayışı
a fat cat n. para babası
cat on a hot tin roof n. hop oturup hop kalkan kimse
cat on a hot tin roof n. yerinde duramayan kimse
cat on a hot tin roof n. endişeli kimse
cat on a hot tin roof n. sinirden köpürmüş kimse
cat on a hot tin roof n. burnundan soluyan kimse
cat on a hot tin roof n. telaşlı kimse
cat on a hot tin roof n. huzursuz kimse
a cat's paw n. maşa
a cat's paw n. piyon
a cat's paw n. (birinin) oyuncağı/maşası/piyonu
be like a cat on hot bricks v. diken üstünde olmak
be like a cat on tin roof v. diken üstünde olmak
grin like a cheshire cat v. pişmiş kelle gibi sırıtmak
grin like a cheshire cat v. otuz iki dişini göstermek
be made a cat's paw of someone v. elinde oyuncak olmak
be like a cat on hot bricks v. burnundan solumak
be like a cat on hot bricks v. diken üstünde oturmak
be like a cat on tin roof v. burnundan solumak
grin like a cheshire cat grin v. ağzı kulaklarına vararak gülmek
grin like a cheshire cat v. pişmiş kelle gibi gülmek
grin like a cheshire cat v. otuz iki dişini göstererek gülmek
grin like a cheshire cat v. otuz iki dişini göstererek sırıtmak
not have a cat in hell's chance v. hiçbir şansı olmamak
not have a cat in hell's chance v. hiçbir şansı kalmamak
be like a cat on a hot tin roof v. sakinleşemeyecek kadar sinirli olmak
be like a cat on a hot tin roof v. sinirden köpürmek
be like a cat on a hot tin roof v. burnundan solumak
not have a cat in hell's chance v. hiç şansı olmamak
not stand a cat in hell's chance v. hiç şansı olmamak
not have a cat in hell's chance v. hiç umudu olmamak
not have a cat in hell's chance v. açık kapısı olmamak
be like a cat on hot bricks v. hop oturup hop kalkmak
be like a cat on hot bricks v. tetikte olmak
not have a cat in hell's chance v. (bir şeyi başarmak için) hiç şansı olmamak
purr like a cat v. sorunsuz/düzgün çalışmak
be mad enough to kick a cat v. burnundan solumak
purr like a cat v. çok hoşnut olmak
purr like a cat v. çok memnun olmak
purr like a cat v. zevkten dört köşe olmak
play a game of cat and mouse v. kedi-fare oyunu oynamak
purr like a cat v. sorunsuz/tıkır tıkır/teklemeden çalışmak
be nervous as a long-tailed cat in a room full of rocking chairs v. züccaciye dükkanına girmiş fil gibi olmak/hissetmek
give oneself a cat-lick v. şöyle bir su dökünmek
try to find a black cat in a coal mine v. samanlıkta iğne aramak
not have room to swing a cat v. çok dar olmak (yer)
not have room to swing a cat v. avuç içi kadar olmak
tear a cat v. heyecanlı bir şekilde bağırarak konuşmak
tear a cat v. bağırarak atıp tutmak
feel as if a cat has kittened in (one's) mouth v. ağzı çirişçi çanağına dönmek
feel as if a cat has kittened in (one's) mouth v. ağzı zehir gibi olmak
feel as if a cat has kittened in (one's) mouth v. ağzının içi çarşamba pazarına dönmek
feel as if a cat has kittened in (one's) mouth v. ağzı çirişçi çanağına dönmek
feel as if a cat has kittened in (one's) mouth v. akşamdan kalma olmak
feel as if a cat has kittened in (one's) mouth v. ağzı zehir gibi olmak
feel as if a cat has kittened in (one's) mouth v. ağzının içi bok çuvalı gibi olmak
feel as if a cat has kittened in (one's) mouth v. ağzının içi leş gibi olmak
feel as if a cat has kittened in (one's) mouth v. ağzının içi çamur gibi olmak
feel as if a cat has kittened in (one's) mouth v. akşamdan kalmayken ağzında kötü bir tat olmak
be grinning like a cheshire cat v. ağzı kulaklarına vararak gülmek
be smiling like a cheshire cat v. ağzı kulaklarında olmak
be smiling like a cheshire cat v. pişmiş kelle gibi sırıtmak/gülmek
be grinning like a cheshire cat v. otuz iki dişini göstererek gülmek
be grinning like a cheshire cat v. ağzı kulaklarında olmak
be smiling like a cheshire cat v. otuz iki dişini göstererek gülmek
be grinning like a cheshire cat v. sinsi sinsi gülmek
be smiling like a cheshire cat v. sinsi sinsi gülmek
be smiling like a cheshire cat v. ağzı kulaklarına vararak gülmek
be smiling like a cheshire cat v. sırıtıyor olmak
be grinning like a cheshire cat v. sırıtıyor olmak
be grinning like a cheshire cat v. pişmiş kelle gibi sırıtmak/gülmek
be made a cat's-paw v. elinde oyuncak olmak
be made a cat's-paw v. maşa/piyon olarak kullanılmak
be made a cat's-paw v. oyuncağı olmak
pace around hot porridge like a cat v. eveleyip gevelemek